(1086 S. K. m. 8)
Dava: Dava dilekçesinde davalı Belediyenin yanlar arasındaki kira sözleşmesinin feshiyle kiralananın tahliyesine ait kararının iptal edilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; davacı şirketin davalı Belediye'ye ilişkin taşınmazı 2886 s. Kanun hükümleri uyarınca 5 yıllığına ihaleyle kiraladığı, ancak davalı Belediyenin ihale şartnamesinin 5. maddesi uyarınca ihaleye giremeyecek olan iki kişinin kiracı şirketin ortağı olduğundan ve bu durumun şartname hükümlerine aykırı olduğundan bahisle ihale sözleşmesinin feshiyle davalı kiracının taşınmazdan tahliyesi yönünde karar aldığı, oysa ki davacı şirketin ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, Belediyece alınan kararın hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu ileri sürülerek, sözleşmenin feshi ve davacı kiracının taşınmazdan tahliyesine ait kararın iptal edilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; sözleşmenin feshinin kira sözleşmesi hükümlerine uygun olduğu, davacı isteminin kanuni ve maddi dayanaktan yoksun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf istemini davalı Belediyenin tek yanlı olarak aldığı ihale ile kira sözleşmesinin feshiyle, kiralananın tahliyesine ait kararın iptali olarak açıklamış ise de; tek taraflı feshin yanlar arasındaki sözleşme yönünden hukuki bir sonuç doğurmayacağı açıktır. Bu sebeple davadaki asıl istek hukuki niteliği itibariyle davalı Belediyenin aldığı bu kararla çıkardığı muarazanın giderilmesi niteliğindedir.
Bu tür davalar ise; HUMK'nun 8/II-1. maddesinde değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesince görülecek davalardan olmayıp, görev dava edilen şeyin değerine göre belirlenir.
Yanlar arasındaki sözleşme 5 yıl süreli olup, aylık kira bedeli 750 TL'dir. Bu halde davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ilişkin olup, mahkemece kamu düzenine ait olan görev hususu resen dikkate alınarak, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy