(2330 S. K. m. 3) (1086 S. K. m. 275) (YHGK 23.2.2005 T. 2005/4-61 E. 2005/95 K.)
Dava: Dava dilekçesinde 3952 TL tazminatın kanuni faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içerisinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesinde, davalıların eylemleri ile dava dışı polis memurlarının yaralanmasına sebep olduklarını, bu eylem sebebi ile davalı idarenin polis memurlarına tazminat ödemek zorunda kaldığını (2330 sayılı yasa gereği) beyan ederek, ödediği 3952 TL. tazminatın kanuni faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut, 5.7.2005 günlü nakdi tazminat komisyonu kararının incelenmesinden karar tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığı esas alınarak tazminat hesabının yapıldığı, mahkeme tarafından da bilirkişi incelemesi yaptırılmadan, bu karardaki tazminat tutarı esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
2330 sayılı yasanın 3. maddesinde güvenlik görevlilerinin hizmet sebebi ile uğradıkları zararın belirlenmesinde tazminat verilmesine dair karar tarihindeki en yüksek devlet memuru aylığının brüt tutarı esas alınmaktadır.
Ancak, HGK'nun 23.2.2005 gün, 2005/4-61 E-95 K sayılı ilamında da benimsendiği gibi, nakdi tazminata konu olayda zarar haksız eylemin meydana geldiği tarihte gerçekleşmiştir. Davalının sorumluluğu da bu tarihte başlayacağından, idarenin davalıya rücu edebileceği tazminatın haksız eylem tarihindeki miktar esas alınarak belirlenmesi gerekirken, olay gününden uzun bir süre sonra alınmış karar tarihindeki kıstaslara göre belirlenen tazminatın, rücuan tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Bu durumda, idarece rücu edilecek nakdi tazminatın hesabında, haksız fiil tarihindeki en yüksek devlet memuru brüt aylığının esas alınması gerekirken idare tarafından ödenen nakdi tazminatın tamamının rücüan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece; haksız fiil tarihindeki nakdi tazminata esas aylığın ilgili birimden sorularak, buna göre idarenin ödemekle yükümlü olduğu tazminat miktarı konusunda bilirkişiden alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı biçimde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istem halinde temyiz edene iadesine, 04.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy