(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde müdahalenin önlenmesi, 8.400,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın ecrimisil talebi yönünden reddi, müdahalenin önlenmesi talebi konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; müvekkilinin noterde düzenlenen devir senedi ile kooperatif üyesi olan A. A.'dan 10 numaralı bağımsız bölümün ve 11.8.2006 tarihinde 3/5 hissesini. 9.11.2007 tarihinde de kalan hissesini diğer hissedarlardan tapuda devir aldığını, kooperatifte hiç bir üyeliği olmayan davalının taşınmazı işgal etmesi sebebiyle kendisine ihtar çekilerek taşınmazı boşaltma sının istendiğini, ecrimisil davası açılacağının ihtar edildiğini, taşınmazı işgale devam eden davalının müdahalesinin önlenmesi ve 28.8.2006 tarihinden itibaren aylık 400,00 TL den toplam 8.400,00 TL ecrimisil ve 660,50 TL işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin bu daireyi A. E.'tan kiraladığını, 6.000,00 TL masraf yaptığını, davacının boşaltma için verdiği 6 aylık süre sonunda 4.8.2008 tarihinde ona teslim ettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, müdahalenin önlenmesi davası konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, davalının 5.12.2007 tarihinde gönderdiği ihtarname ile boşaltma için verdiği 6 aylık süre öncesi için ecrimisil isteyemeyeceği kabul edilmekle, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil, iyi niyetli malik veya zilyedin, haksız müdahalede bulunan kimseden istediği tazminattır.
Dosyaya alınan tapu kaydının incelenmesinde, D Blok 10 numaralı bağımsız bölümün 3/5 hissesinin 11.8.2006 tarihinde A. A.'nın satışı sebebiyle davacı adına tescil edildiği, 9.11.2007 tarihinde kalan payları E. Ö. ve H. C.'dan satın almak suretiyle taşınmazın tamamının davacı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Davacının, kira alacağı ve tahliye talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine açtığı dava, aralarında kira akdi bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş, o da bu mülkiyet hakkına dayalı olarak, haksız işgal sebebiyle ecrimisil talep etmiştir.
Davalı ise, dava dışı A. E.'tan 1.6.2005 tarihinde 5 yıl için kiraladığına dair kira sözleşmesi sunmuştur. Ancak, kayıtlara göre A. E., davaya konu bağımsız bölüm maliki olmadığı gibi, sözleşmesel veya yasal kullanım hakkı (kiraya vermeye yetkisi de) yoktur. Bu sebeple davalının sunduğu kira sözleşmesi davacı yönünden bağlayıcı olmadığı gibi, davacı taşınmazın boşaltılması veya kira ödenmesi için 2.11.2006 ve 23.2.2007 tarihlerinde ihtarname göndermiş, kira ödenmemesi ve teslim edilmemesi sebebiyle 5.12.2007 tarihinde ihtiyaç sebebiyle 6 ay içinde boşaltılması için son ihtarnameyi göndermiştir. Davacı son ihtarnamede öncesi için ecrimisil veya kira talebinden vazgeçtiğini belirtmediği gibi, yeniden ecrimisil talebinde bulunmaması da zımni vazgeçme anlamında değildir.
O halde, bilirkişi incelemesi ile ilk ihtarname tebliğ tarihinden dava tarihine kadar davaya konu taşınmazın getirebileceği ecrimisil belirlenerek, sonucuna göre hüküm kurmak gerekirken, yanılgılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy