(4077 S. K. m. 1, 2, 23) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 1.919.24 TL alacak ve ferileri için takibe itirazın iptali, inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kaçak tüketime yönelik alacak yönünden reddi, normal tüketim alacağı yönünden görevsizlik kararı verilmesi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, idare vekili dilekçesinde; elektrik abonesi olan davalının normal ve kaçak kullanımlarından dolayı ödenmeyen elektrik bedellerinin tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptaliyle inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; davacının 415.68 TL normal elektrik tüketiminden kaynaklı alacaktan dolayı açılan davanın bu dosyadan ayrılarak Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, kaçak tüketimden kaynaklı alacak hakkında açılan itirazın iptali davasında davalının borçlu sıfatı olmadığından davanın reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili temyiz etmektedir.
Dava konusu taşınmaz mesken olup, davacıyla davalı arasında elektrik kullanımına dair mesken abone sözleşmesi vardır. Davacı, bu taşınmazda normal elektrik tüketimi ve kaçak kullanım sebebiyle alacağının tahsili için başlatılan takibe, itirazın iptalini istemektedir.
4822 Sayılı yasayla değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1 inci maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2 nci maddesinde Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir.
Bir hukuki işlemin 4077 Sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için Kanunun amacı içerisinde taraflar arasında mal ve hizmet satışına dair bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacıyla davalı arasında 4077 Sayılı Kanunun değişik 11/A maddesi kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 Sayılı Kanunun 23. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Öyle ise mahkemece; talepler ayrı düşünülmeden davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, taleple ayrılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy