(4721 S. K. m. 4, 24) (818 S. K. m. 49)
Dava: Dava dilekçesinde 7.000,00 TL manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın bir bölümün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının tüm, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, hakaret sebebiyle kişilik haklarına saldırıdan doğan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, aynı apartmanda oturan davalının apartman boşluğunda herkesin duyacağı şekilde O A. yok mu, gelsin kocama karılık yapsın diyerek hakaret etmesi sebebiyle 7.000,00 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı ise tartışma sırasında tarafların eylemlerinin karşılıklı olduğunu, davacının da kusurlu bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dinlenen tanık beyanları ve ceza mahkemesinde verilen mahkumiyet kararı gereğince davanın 3.000,00 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu'nun 4 üncü maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Davaya konu olan olayda; davaya konu sözlerin tartışma ortamında söylenmiş bulunması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yukarda ilkeler gözetildiğinde hüküm altına alınan 3.000,00 TL manevi tazminat miktarı fazladır. Mahkemece daha alt düzeyde tazminata karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy