MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 1000 TL, ıslah ile 13430 TL alacağın ticari faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkiline ait aracın arızalanması neticesinde, davalıya ait serviste onarım yapıldığını, onarım sonrası yapılan test sürüşünde, aracın motor bloğunda patlama meydana geldiğini beyan ederek, şimdilik 1000 TL. zarar bedelinin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu uyuşmazlık, BK.nun 355 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan araç tamiri sonucunda oluşan zarar bedelinin tahsili talebine ilişkindir.Dosyada mevcut ve dava öncesi davacı tarafından yaptırılan tespit raporunda, "mevcut arızanın test sürüşü sırasında meydana gelebilecek bir arıza olmayıp, aracın servise getirilmesinden önce oluşmaya başladığının" bildirildiği görülmüş, davalı tarafından yaptırılan tespit raporunda ise, “araçtaki hasarın kullanım hatasından da kaynaklanabileceği, ancak dosyada buna ilişkin delilin bulunmadığı, araçta muhtemelen, servise getirilmeden önce de kronk yatakları ve kırılan pistondaki hususların başlangıç halinde olduğu” bildirilmiştir. Yargılama sırasında mahkemece yaptırılan bilirkişi (Avukat-makine mühendisi) incelemesi neticesinde verilen rapordan ise “Olayda, dava konusu aracın servis istasyonuna çekildiği onarım sonrası test sürüşü esnasında olan büyük hasardan sonra ortaya çıkan onarım tutarının bir kısmının araç servise getirildiğinde mevcut olduğu, ancak büyük meblağ tutan motor bloku, kronk kolu, bilye ve pistonlarının bu büyük hasarda oluştuğunun” bildirildiği görülmüştür.İncelenen bu raporlar arasında tam bir uygunluk bulunmamakta olup, yargılama sırasında heyet olarak görüşüne başvurulan avukat bilirkişi de, mesleği itibariyle bu konuda inceleme yapmaya ehil görülmemiştir.Öyle ise mahkemece, üniversite makine mühendisliği kürsüsünden oluşturulacak heyetten alınacak bilirkişi heyeti raporundan sonra yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, birbiri ile uyum göstermeyen raporlara dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy