(743 S. K. m. 536, 537) (4722 S. K. m. 17) (5718 S. K. m. 50, 54) (Türk Medeni Kanununun Velayet, Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzük m. 36, 37)
Dava: Dava dilekçesinde muris S. T.'in 29.11.1991 tarih ve 20738 yevmiye numaralı Karacabey Noterliğince düzenlenen vasiyetinin tenfizi ve tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı İ. Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davada, muris S. tarafından noterde düzenlenen 29.11.1991 tarih ve 20738 sayılı vasiyetnameyle babasından kalan taşınmazlardaki hisselerinin davacılara bırakıldığı ileri sürülerek vasiyetnamenin tenfıziyle vasiyete konu taşınmazların davacılar adına tescili istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı İ. tarafından temyiz edilmiştir. Miras murisin ölüm günündeki hükümlere göre mirasçılara intikal eder (4722 S.K. md.17)
Muris S. T. 20.10.2001 tarihinde vefat etmiş olup bu durumda 743 Sayılı Medeni Kanunun ve yine Medeni Kanunun Velayet, Vesayet Ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına Dair Tüzüğün ilgili maddeleri hükümleri gereğince vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi gerekir. Öncelikle vasiyetnamenin usule uygun açılması, diğer mirasçılara tebliğ edilmesi ve gerektiğinde vasiyetnamenin iptali davası açma haklarının tanınması gerekir.
Somut olayda, Karacabey Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/227-2010/250 Sayılı dosyasıyla vasiyetnamenin açılmasına karar verilmiş ise de; hüküm, taraflara tebliğ edilmemiş olup bu haliyle henüz derdest dava hükmündedir.
O halde mahkemece, vasiyetnamenin açılması dosyasının kesinleşmesi ve mirasçıların iptal davası açması için gereken sürenin beklenmesi ve yasal şartlar oluştuktan sonra vasiyetnamenin tenfizine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak davanın kabulüne dair hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy