MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kat malikleri kurulu kararının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalı sitenin 16.01.2005 tarihli genel kurulunda alınan kararların yokluk ve butlanla malül olduğunun tespiti isteminde bulunmuştur.Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Kat Mülkiyeti Kanununun 32.maddesi uyarınca genel kurul kararının iptalini, toplantıya katılan ve olumsuz oy kullanan kişinin isteyebileceğini, davacının toplantıya katılıp olumlu oy kullanması nedeniyle genel kurul kararının iptalini istemesinin MK'nun 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı bulunması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir.Kat Mülkiyeti Kanununun 33 ve Ek 1. maddeleri uyarınca, kat mülkiyetinden doğan her türlü uyuşmazlık müddeabihin miktar ve değerine bakılmaksızın Sulh Mahkemelerince çözümlenir.Davada ise; birden çok parsel üzerinde kurulu sitede, site kat malikleri kurulu kararının yokluk ve butlanla malül olduğunun tespiti talep edilmiştir. Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin 5711 sayılı Yasa ile birden fazla imar parseli üzerindeki toplu yapılar, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamına alınmış ise de; davaya konu sitede 5711 sayılı Yasa uyarınca toplu yapı yönetimine geçilmemiştir. Bu nedenle görev hususunun Kat Mülkiyeti Kanununa göre değil, genel hükümlere göre tayini gerekmektedir. Genel hükümler uyarınca da; Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna niteliğinde olup, konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen davalar ile kanunun açık bir biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği bütün davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
O halde, görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olması ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy