(2004 S. K. m. 67) (1136 S. K. m. 164)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 633,75 TL ve 350,00 TL bedelli iki ayrı icra takiplerine vaki itirazın iptali ayrı ayrı istenilmiş, yargılama sırasında dosyalar birleştirilmiştir. Mahkemece davaların kabulüne kesin olarak karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.05.2011 tarihli yazısı ile HUMK'nun 427/6 maddesi uyarınca kanun yaratma bozma isteminde bulunulmuştur.
Temyiz işleminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Asıl ve birleştirilen dosyanın dava dilekçesinde; davalı borçlu aleyhine site aidat alacağının tahsili amacı ile takip yapıldığı, davalının borca itiraz etmek sureti ile takibi durduğu, belirtilerek itirazın iptali istenilmiş, Yerel Mahkemece her iki davanın da kabulüne kesin olarak karar verilmiş, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün 07.06.2011 tarihli yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımın 2011/229237 sayılı yazıları ile kanun yararına bozma isteminde bulunulmuştur.
Mahkemece her iki davanın da kabulüne karar verildiği gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8. maddesi uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine her bir dosya için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmiş olması, birleşen dosya için ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru değildir. Açıklanan bu yönün göz ardı edilmesi usul ve yasa hükümlerine aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK'nın 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma keminin kabulü ile, hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25/01/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy