MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 11.000.00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı ile evli iken 17.11.2005 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıklarını, davalı ile 1/2 şer malik oldukları taşınmazı (yazlık) davalının kullandığını beyanla 17.11.2005-23.07.2010 tarihinden dava tarihine kadar tahakkuk eden 11 000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının zaman zaman gelip kaldığını, intifadan men koşulunun oluşmadığını, davalıyı kısıtlayan bir durum olmayıp halen kullanımına devam edebileceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının istediği zaman gidip gelebildiği, davalının, davacı kullanımına engel olan bir davranışının olmadığı, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın 1/2 payının davacı, 1/2 payının da davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, taraflar arasında açılmış boşanma davasının kabulle sonuçlandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı tanıkları, yazlığı bir iki kez kullandığını gördüklerini beyan etmişlerdir. Tarafların evliliği boşanma kararının kesinleşmesi ile sona ermiştir. Boşanmanın kesinleşmesine kadar haksız işgalin sözkonusu olmayacağı ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren intifadan men hususunun başlayacağının kabulü gerekir. O halde mahkemece, intifadan men koşulunun boşanma kararının kesinleşme tarihinde gerçekleştiğinin (17.11.2005) kabulü ile, bu tarihten sonrası için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, intifadan men koşulunun gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy