MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 1.000 TL alacağın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının iş sahibi olup, davalı yüklenici tarafından davacıya ait aracın tamirinin yapıldığını, ancak tamirat sonrası araçta arızaların meydana geldiğini, davacının da aracını dava dışı şirkete yeniden tamir ettirdiğini beyan ederek bu tamirat bedelinin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.Bu karar Yargıtay 15.Hukuk Dairesi tarafından “O halde mahkemece yapılacak iş, üniversitelerin makine fakülteleri otomotiv bölümünden seçilecek konusunun uzmanı 3 bilirkişiden rapor alınarak, önceki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesinden, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığının, varsa miktarının belirlenmesinden sonra sonucuna göre karar verilmesi, ayrıca davacı tarafından sadece dava dışı şirkete ödenen bedelin tahsili talep edildiği halde kararda davalı şirkete ödenen bedelin de eklenmek suretiyle karar oluşturulma da doğru değildir “gerekçesi ile bozulmuş, mahkeme tarafından bu bozma kararına uyularak, heyet halinde bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi heyeti bozma öncesi tek kişilik bilirkişi raporu ile içerik açısından aynı görüşte olarak davalı yüklenicinin sorumluluğunu kabul etmiş,ancak tazminat tutarını, önceki rapordan farklı şekilde ifade etmiştir. Bozma öncesi raporda alacak tutarı 10.300 TL olarak belirtildiği halde, bozma sonrası heyet raporunda alacak tutarının 1.649 TL olduğu belirtilmiştir.Öyle ise mahkemece, bozma kararına uyduğuna göre, bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak zorunda olacağından, bozma sonrası alınan heyet raporunda da alacak tutarı farklı olarak belirtildiğinden, artık bu rapor doğrultusunda karar tesisi gerekirken, bozma öncesi raporda bildirilen alacak tutarı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy