MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5533 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davalıların PTT ... şube müdürlüğü kasasında tebliğlere aykırı olarak para bulundurdukları,bu parayı genel merkeze intikal ettirmediklerini ,bu nedenle de idarenin zarara uğradığını beyan ederek, kasada atıl durumda bulunan paranın faiz getirisinin tahsili amacı ile davalılar aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalıların da bu takibe itirazda bulunduklarını beyan ederek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, olayda davalıların bir ihmalinin bulunmadığı, dava konusu paranın halen PTT uhdesinde olup, davalıların zimmetine geçmediği, her zaman için de genel müdürlüğe gönderilmesinin mümkün olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
... Muhasebe ve Finansman Daire Başkanlığının 01.03.2007 tarih ve 2651 sayılı tebliğinde “Ünitelerimizce genel müdürlüğümüze bildirilen günlük mali durum bilgileri bizzat muhasebe müdürü ve ünite amiri tarafından kontrol edilerek atıl durumda para bulundurulmasının önüne geçilecek, ihtiyaç olmayan naktin derhal genel müdürlüğümüze aktarılması sağlanacaktır. Teftiş ve denetimlerde atıl durumda para bulundurulduğunun tespit edilmesi halinde ise atıl paranı getirisi buna sebep olan personele müteselsilen rücu edilerek tahsil edilecektir.” Hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda ise, bu tebliğe aykırı olarak PTT ... şubesinde kasada atıl durumda para bulundurulduğu, müfettiş raporu ile sabit olmuştur. Her ne kadar, davalılar hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan dolayı ceza davası açılıp, davalılar bu davada beraat etmişler ise de, ceza hakiminin beraata ilişkin kararı, hukuk hakimini bağlamayacağı için, mahkemece, paranın kasada tutulduğu dönemdeki, o yerde bulunan personel sayısı, işlerin yoğunluğu, paranın miktarı gibi hususların açık olarak tespit edilmesinden sonra, paranın kasada tutulma süresi de dikkate alınarak, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy