MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.859,87 TL için takibe yapılan itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatı istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı ... arasında (Ambar Takip Sistemi- 5018 ve Demirbaş Takip Sistemi-5018 programları ve destek hizmetleri) satış sözleşmesi imzalandığını; bu sözleşme nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacakla ilgili yapılan icra takibine, davalı belediyenin itiraz ettiğini; oysa, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki her türlü edimini yerine getirdiğini; sözleşmede kararlaştırılan bedelin ise belediye tarafından ödenmediğini; sözleşmede açıkça hükme bağlandığı üzere davalı borçlu sözleşmeden doğan borcunu ifa etmez ya da ifada gecikirse %20 cezai şart ile birlikte aylık %15 (yıllık %180) vade farkı ile %10 avukatlık ücreti ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt ettiğini; buna rağmen davalı borçlunun yapılan icra takibinde; asıl alacağın 1927,34 TL'sini kabul edip, kalanına itiraz ettiğini iddia ederek davalının kısmi itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... vekili, davacı tarafın istediği 3000 TL'nin haksız olarak talep edildiğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Mahkemece; davanın kabulü ile, davalı borçlunun davacıya 4.927,34 TL asıl alacak, 1.348,03 TL faiz, 600,00 TL cezai şart, 300,00 TL avukatlık ücreti toplamda 7.175,37 TL açısından itirazın iptaline; fazlaya ilişkin talebin reddine; itiraz edilen miktara göre 2.099,21 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, mahkemece; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre, borcun ödenmemesi veya ödemede gecikilmesi durumunda %20 cezai şart ile birlikte aylık %15 (yıllık %180) vade farkı ile %10 avukatlık ücreti ödenmesi kararlaştırılmış olduğundan; davanın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı tacir olup, önceden hazırladığı genel işlem şartına davalının katılımını sağlayarak sözleşme ilişkisi kurmuştur. Sözleşmede kararlaştırılan şartların, edimler arasında dengesizlik yaratması ve günün ekonomik koşullarında borçlunun mahfına sebebiyet verecek derecede aşırı bulunması halinde; hakim, özel hukuk düzeninin çerçeve hükümleri yoluyla sözleşmeye müdahale edebilir. Hakim, TMK.'nun 1.maddesinin kendisine tanıdığı kanun koyucu gibi hareket etme yetkisine dayanarak; özellikle hakların kullanılmasında ve borçların yerine getirilmesinde objektif iyi niyet kurallarına uyulmasını emreder TMK.2/1 ve BK.'nun 19/2. maddesi gibi genel kurallara dayanarak sözleşmeye müdahale etmelidir.Gecikme faizi yönünden de BK.'nun 161/son hükmü uyarınca bu imkan açıkça düzenlenmiş bulunmaktadır.Somut olayda, yürürlükte olan yasal faiz ve reeskont faiz oranlarının çok üstünde kararlaştırılmış olan (yıllık %180) faiz oranının aşırı ve edimler arasındaki dengeyi bozucu nitelikte olduğu gözetilmeli, makul bir seviyeye indirilmesi suretiyle bir hüküm kurulmalıdır. Ayrıca, cezai şart alacağı yönünden BK.'nun 161/son hükmü de uygulanmalıdır.Bundan ayrı, takibe borçlu davalı tarafından kısmi itirazda bulunulmuş olup, alacaklı tarafından da itiraza yönelik dava açılmıştır. O halde, talep dışına çıkılarak, yasaya aykırı olacak şekilde itiraz edilmeyen 1927,34 TL asıl alacak yönünden de itirazın iptaline karar verilmiş olması; alacağın varlığı ve miktarı bilirkişi raporu ile belirlendiği ve dava yargılamayı gerektirdiği halde; icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmiş olması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy