(1086 S. K. m. 1, 7, 8)
Dava: Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı dilekçesinde; murisinin 29.5.2008 tarihinde vefatıyla. 2.10.1997 tarihli vasiyetname düzenlediğinin ortaya çıktığını; oysa, vasiyetname düzenlendiği tarihte vasiyetçinin temyiz kudretinden yoksun olduğunu; ayrıca hastane kayıtlarından bu durumun tesbit edilebileceğini ileri sürerek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; mirasbırakanın vasiyetname düzenlediği tarihte temyiz kudretinin yerinde olduğu, iradesine uygun bir şekilde malvarlığını çocukları ve eşi arasında paylaştırdığı kanaatine varıldığından bahisle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Vasiyetnamenin iptali isteklerinde genelde aynına taalluk eden bir ihtilaf mevcut değildir. Bu sebeple de belirlenmesi gereken yön dayanılan kişisel hakkın bulunup bulunmadığı ve vasiyetnamenin geçerli olup olmadığının tesbitinden ibarettir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevi ise istisna olduğundan, konusu para olmayan veya parayla değerlendirilmeyen davalarla Kanunun açık biçimde Sulh Hukuk Mahkemesini görevlendirmediği tüm davalar Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.
Mahkemeler arasındaki görev ilişkisi kamu düzeniyle ilgili olduğundan, bu hususun dava sonuçlanıncaya kadar resen nazara alınması gerekir.
O halde, mahkemece; vasiyetnamenin iptali istemini içeren davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği cihetle, dava dilekçesinin görevsizlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin, esasa dair hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 01.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy