(1086 S. K. m. 7)
Dava: Dava dilekçesinde, 3.630.-TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesinde; davacıya, davalı tarafından encümen kararına dayanılarak kaçak inşaat nedeniyle para cezası verildiğini, bu yasa dışı cezaya karşı idari yargı yoluna gidildiğini ve idare mahkemesince hukuki dayanağı olmayan idari para cezasının iptal edildiğini belirterek, talep edilmesine rağmen idarece geri ödenmeyen 3.630.-TL'nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında; Belediyece para cezasının davacıya iadesine karar verildiği halde bugüne dek müracaat etmeyen davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davaya konu alacağın idari para cezasından kaynaklandığı ve davaya bakmaya idari yargının görevli olduğu gerekçe gösterilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık, sadece hukuki dayanağı kalmayan idari para cezasının iptaline ilişkin idare mahkemesi kararına dayanarak, daha önce davalı tarafından tahsil edilmiş bulunan paranın iade ve istirdadına ilişkin olup, adli yargıda bakılarak karara bağlanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy