(2004 S. K. m. 72) (4787 S. K. m. 4) (4721 S. K. m. 175)
Dava: Dava dilekçesinde, nafaka alacağının tahsili için davalı tarafça başlatılan takip nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti ile ödenen 874.-TL'nin istirdadı istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davacı vekili dilekçesi ile; taraflar arasında görülen boşanma davasında davalı lehine aylık 25.-TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, hükmedilen nafaka bedellerinin tahsili için davalı tarafından başlatılan takipte ise nafakanın aylık 45.-TL olduğu belirtilerek icra kanalı ile müvekkilinden 649.-TL tahsil edildiğini, ancak icra takibine konu alacağın bulunmadığını; zira, müvekkilinin takip öncesinde davalıya 1.300.-TL ödediğini ileri sürerek; davacının, davalıya borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun üçüncü kısmı (vesayet) hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a göre Aile Hukukundan doğan dava ve işler, aile mahkemesinde görülür.
İİK'nun 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davaları genel hükümlere tabi olup, icra iflas Kanunu'nda göreve ilişkin özel bir hüküm öngörülmemiştir.
Davada; borcun Türk Medeni Kanunu'nun 175 ve devamı maddelerinden kaynaklandığı, dolayısıyla Aile Hukukuna ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Borç, Aile Hukuku'ndan (nafaka yükümlülüğünden) doğduğuna göre, açılan bu davanın 4787 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince, aile mahkemesinde bakılması gerekmektedir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.06.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy