(4721 S. K. m. 995)
Dava: Dava dilekçesinde 3000 TL ıslahla 4.546 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 134 parsel sayılı taşınmazın 8/20 hissesinin kendisine, 4/20 hissesinin davalıya ait olduğunu, davalının hissesinden fazla yer kullandığını, 11.2.2006 satın alma tarihinden itibaren ecrimisil talep ettiği halde ödemediğini ileri sürerek, 11.2.2006-31.7.2009 tarihleri arasında tahakkuk eden 3000 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini, talebin fahiş olduğunu, 2 katlı binanın 1.katını babasıyla davacının kullandığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Ecrimisil tazminatı kötüniyetli zilyedin haksız işgali sebebiyle ödemekle yükümlü olduğu tazminattır. (T.M.K.995 md.) Davada davalı paydaşın haksız işgali sebebiyle birikmiş ecrimisil işgalin devamı süresince aylık ecrimisilin tahsili istenilmiştir.
Kural olarak paydaşlar intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. Ecrimisil istenen taşınmazı bizzat kullanan paydaştan ecrimisil talep edilebilmesi için, ecrimisil istenilen süreden önce davacının taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini işgalde bulunan paydaşa bildirmesi gerekir.
İntifadan men koşulu tanık dahil her türlü delille ispatlanabilir. Dinlenen davacı tanıkları satın aldığı 2006 tarihinden itibaren davacının davalıdan kiralarını istediğini bildirmişlerdir. Bu durumda intifadan men koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece işin esası incelenerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy