(YHGK 27.05.1998 T. 1998/3-361 E. 1998/373 K.)
Dava: Dava dilekçesinde sözleşmenin feshi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 16.6.2009 tarihli kira sözleşmesi ile gsm ve baz istasyonu kurmak üzere kiraladığı arsanın sit alanında çıkması sebebiyle kiralama amacı doğrultusunda kullanılması imkansız hale geldiğini ileri sürerek sözleşmeye ekli genel şartnamenin 22 nci maddesi uyarınca sözleşmenin feshine karar verilmesini istemiştir.
Davalı feshin şartlarının oluşmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece fesih talep şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 16.6.2009 tarihli kira sözleşmesinin süresinin 16.6.2014 tarihine kadar olduğu, arsa vasfındaki taşınmazın gsm ve baz istasyonu yerleştirmek amacıyla kiralandığı ve 1 yıllık kira bedelinin 4.500 abd olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay HGK.'nun 1998/3-361 Esas, 1998/373 Karar sayılı 27.5.1998 tarihli karara göre, gayri musakkaf nitelikteki kiralananlara yönelik kira tesbit davasında görev, miktar ana kuralına göre belirlenir. 6570 Sayılı Yasaya tabi musakkaf nitelikteki kiralananlar yönünden görev 1711 Sayılı Yasayla değişik H.U.M.K.nun 8/ll-b-1 maddesi hükmüne göre çözümlenir hükmü getirilmiştir.
Somut olayda, taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesiyle davaya konu kiralananın arsa vasfında bulunduğu ve musakkaf olmadığı anlaşılmaktadır. Boş arsa durumundaki kiralanan hakkında 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümleri uygulanamaz. Uyuşmazlığa B.K.nun kirayla ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.
Bu durumda kiralananın B.K.na tabi yerlerden olduğu ve yıllık kira bedelinin 4500 Dolar olduğu dava değeri gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy