(818 S. K. m. 249, 250, 252) (1086 S. K. m. 428)
Dava: Dava dilekçesinde 2100 TL kira alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı 1.1.2007 tarihli kira sözleşmesiyle kiracı olan davalının kira borçlarını ihtarname tebliğine rağmen ödemediğini ileri sürerek 2008 yılının ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz ayları kira bedeli toplamı olan 2.100 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kira sözleşmesi uyarınca dükkan ve eve suyun akıtılmasının kiraya verene ait olduğunu davacının bunu yapmadığı için kendisinin masraf ettiğini ve kiraya mahsup ettiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın kabulüyle 2.100 TL kira alacağının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.1.2007 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesiyle taşınmazın alt işyeri ve üstünün ev olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Dava kira sözleşmesinden kaynaklanan kira alacağı davasıdır.
Davacı 2008 yılı ocak, şubat, mart, nisan, mayıs, haziran, temmuz aylarına dair toplam 2.100 TL kira alacağının davalı tarafından ödenmediğinden tahsilini istemektedir. Davalı ise bu dönemlere ait kira bedelini suyun akıtılması için yaptığı masraflara mahsup ettiğini, bu sebeple ödemediğini bildirmiştir.
B.K.nun 249. maddesine göre kiralayan, kiralananı akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmakla mükelleftir.
B.K. 250. maddesinde Kiralanan, kira müddeti zarfında kiracının bir kusuru olmaksızın akitten maksut olan kullanılmak mümkün olmayacak veya ehemmiyetli surette azalacak bir hale düştüğü takdirde, kiracı ücretten müteasip bir miktarın tenzilini talep edebileceği gibi, ayıp münasip bir müddet zarfında bertaraf edilmezse akdi feshedebilir.
Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün suyun akıtılması, kiraya verene aittir hükmü getirilmiştir. Böyle bir hüküm olmasa dahi B.K.hükümlerine göre su, ev ve işletme için zorunlu olduğundan suyun tedariki davacı kiralayana aittir.
Dava konusu taşınmaza su temin edilen dere kira sözleşmesinden sonra kurumuştur. Davalı kiracı da suyun başka bir yerden getirilmesini davacı yapmadığından, kendisi yaptırmıştır. Kiracı, kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten dolayı kiralananı hiç kullanamaz veya sınırlı şekilde kullanırsa ödemek zorunda olduğu kiradan yaptığı masrafları mahsup edebilir (B.K. 252/1.md). Davalı su getirmek için yaptığı masrafları hesap edilen kira miktarından düşülmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalı kiracının su getirmek için yaptığı masrafın ne miktar ve ne kadar sürede yapıldığının nazara alınıp araştırılarak, takas mahsup definin değerlendirilip ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy