(4721 S. K. m. 4, 175, 176) (YHGK 07.10.1998 T. 1998/2-656 E. 1998/688 K.)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Karar: Davada, davalının yoksulluk nafakası kararından sonra sigortalı olarak çalışmaya başladığı, davacının ise yeniden evlendiği eşinin hamile olduğu ve 400 TL kira ödediği belirtilerek yoksulluk nafakasının kaldırılmasıyla geçmiş nafakaların iadesi talep edilmiştir.
Mahkemece, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebi kabul edilmiş, diğer talep yönünden red karşı verilmiştir. Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.
TMK 176/3 maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat veya nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.
Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.
HGK'nun 7.10.1998 tarih ve 2-656-688 Sayılı kararında da kabul edildiği gibi yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür (eğitim) gibi bireyin maddi varlığını geliştirmek için zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılayacak düzeyde geliri olmayanları yoksul kabul etmek gerekir.
Yine HGK'nun yerleşik kararlarında asgari ücret seviyesinde gelire sahip olunması yoksulluk nafakası bağlanmasını olanaksız kılan bir olgu kabul edilmemiştir.
Tarafların ekonomik ve sosyal durum araştırmasına göre, davacının muhasebecilik yaptığı, 1.750 TL maaş aldığı, eşinin de aynı yerde çalıştığı ve babasına ait evde 400 TL kirayla kaldığı, davalının ise sigortalı olarak çalıştığı 785 TL maaş aldığı anlaşılmış olup davalı kadına 21.9.2006 tarihinden itibaren aylık 200 TL yoksulluk nafakası bağlanmıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, davalının aldığı maaşın onu yoksulluktan kurtarmayacağı gözetilerek ve davacının nafakanın kaldırılması talebinin içinde (çoğu isteyen azı da ister) indirilmesi talebinin de bulunacağı dikkate alınarak ve TMK4 üncü maddesindeki hakkaniyet ilkesi uyarınca bir karar verilmelidir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy