(6100 S. K. m. 115, 120, 324, 448)
Dava: Dava dilekçesinde muris İ. A.'ın Urla Noterliği'nin 25.12.2003 tarih ve 10524 Sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın H.M.K.nun 115/2. maddesi hükmü gereğince usulden reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av. E. G. geldi. Aleyhine temyiz olunan davalı ve vekili gelmedi. Gelen davacı vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için 4.2.2013 gününe bırakılması uygun görüldüğünden, belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Karar: Davada, muris İ. A.'ın Urla Noterliğinin 25.12.2003 tarih ve 10524 Sayılı ve düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinin yapıldığı tarihte tasarruf ehliyetinin bulunmadığı ileri sürülerek iptali istenilmiştir. Davalı, iddiaların doğru olmadığı ve vasiyetname tarihinde murisin hasta olmadığı sebebiyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 27.10.2011 tarihinde H.M.K. 120/2 maddesi gereğince verilen kesin süreye rağmen davacı tarafın gider avansını PTT havalesiyle gönderdiği, mahkeme veznesine 11.11.2011 tarihinde girişinin yapıldığı, davacı vekilinin verilen süre içerisinde gider avansını mahkeme veznesine yatırmadığı gerekçesiyle davanın H.M.K. 115/2 maddesi gereğince usulden reddi cihetine gidilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 27.10.2011 tarihli duruşmasında; taraf sayısının beş katı tebligat gideri (120,00 TL), gider avansı (50 TL), olmak üzere toplam 170,00 TL gider avansının tamamlanması için davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, bu süre için de eksik avans yatırılmadığı takdirde davanın dava şartları oluşmadığından reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, 4.1.2012 tarihinde de yukarda anılan gerekçeyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
6100 Sayılı H.M.K. 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 120. maddesine göre davacı yargılama harçlarıyla Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Adalet Bakanlığınca yayınlanan gider avansı tarifesinin 4. maddesine göre davacı tebligat gideriyle diğer iş ve işlemler için 50 TL ödemek zorundadır. Tarifenin bu maddesinde yer alan keşif, bilirkişi ve tanıkla ilgili avanslar H.M.K. 324. maddesine göre delil avansı olup, yargılamanın bulunduğu aşamaya göre ödenmesinin istenmesi zorunlu değildir. Tarifede yer alan diğer iş ve işlemler için 50 TL dava açılırken alınması gereken bir tutardır. H.M.K.nun 448. maddesine göre kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır. Davanın açılış tarihi (30.7.2007) gözetildiğinde tarifede yer alan 50 TL'nin ödenmesi davacıdan istenemez.
Mahkemece, yapılan ihtarla gider avansı ve delil avansının birlikte talep edilmesi ve yasal düzenleme gereğince soyut kesin süre verilerek dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi hatalı olup kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 04.02.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy