(4721 S. K. m. 683, 995) (6100 S. K. m. 26)
Dava: Dava dilekçesinde 17.400 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait taşınmazın davalı tarafından işgal edilmesi sebebiyle 4.2.2002- 26.4.2008 arası 16.500 TL ecrimisil bedelinin kademeli faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı vekilinin cevabında, zamanaşımı bulunduğunu, davalının iyiniyetli zilyet olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle 16.12.2004 - 26.4.2008 yılları için 5.697 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, hükmü tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise zamanaşımı define açıkça itiraz edilmediğinden sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davacı vekilinin dava dilekçesinde her yıl kademeli faiz talep etmesine rağmen mahkemece dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istenmesi halinde temyiz edene iadesine, 15.01.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy