MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacı çocuğun halen hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu ve annesinin gelirinin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediği ileri sürülerek; davacı adına kayyımı vekili tarafından davalı babadan yardım nafakası talep edilmiş, mahkemece istemin kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.Dosya kapsamından, cezaevinde hükümlü olarak bulunan davacının kısıtlanarak anne ve babasının velayeti altına alındığı, davanın ise iştirak nafakasının kaldırılması davasında davacıyı temsil etmek üzere atanan kayyım tarafından tayin edilen vekil aracılığı ile açıldığı anlaşılmaktadır.
Temsil kayyımı, baba tarafından açılmış olan iştirak nafakasının kaldırılması davasında kısıtlı davacıyı temsil etmek üzere atanmıştır (TMK. md. 426/2). Temsil görevi bununla sınırlıdır. Belli bir iş için görevlendirilmiş olan kayyım, vesayet makamının talimatına uymak zorundadır (TMK. md.459). Vesayet makamı tarafından kısıtlı adına yardım nafakası davası açmak üzere kayyıma temsil yetkisi verilmediğine göre, kayyımın kısıtlı adına nafaka davası açması, vesayet makamınca verilen yetkinin dışına taşmak anlamına gelir.
Şu durumda mahkemece, yetkili kanuni temsilci tarafından açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy