(818 S. K. m. 101)
Dava: Dava dilekçesinde 6.825,15 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, tapuda intikal işlemleri yapılması amacıyla 27.05.2005 tarihinde 6825,15 TL tapu harcı yatırılmasına rağmen dava tarihine kadar taşınmazın üzerinde tedbir kararı bulunması nedeniyle işlem yapılamadığı gibi ödenen harcın iade edilmediği ileri sürülerek ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsili istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur
Mahkemece, davanın kabulüyle 6825,15 TL'nin ödeme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, BK.nun 101/2 nci maddesi hükmü gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Zenginleşen kimseden (iyiniyetli ya da kötüniyetli olsun) iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır. Sebepsiz zenginleşmede gecikme faizinin işlemesi için borçlunun bir ihtar ya da dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.
Somut olayda, davacı tarafından ileri sürülen hususların sabit olduğu dosya kapsamından ve Tapu Sicil Müdürlüğünün yazılarından anlaşılmaktadır. Bu durumda, haksız ödeme yapıldığının kabulü gerekir. Ancak, taraflar arasındaki ihtilaf faizin hangi tarihten itibaren işletileceği noktasında toplanmaktadır. Davacı tarafından ihtarname gönderilmeden 15.07.2010 tarihinde dava açıldığına göre temerrüt faizinin dava tarihinden itibaren başlatılarak alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken ödeme tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy