(2709 S. K. m. 36) (6100 S. K. m. 150) (1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davada, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle müşterek çocuk ve eş için 1000,00 TL tedbir nafakasının tahsili istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından takip edilmediğinden dolayı davanın 13.01.2009 ve 23.09.2010 tarihlerinde iki kez işlemden kaldırıldığı ve ikinci kez yenilemeden sonra yeniden takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile HMK.'nun 150/6 ncı maddesi hükmüne göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraf teşkili dava şartlarından olup, taraflara usulüne uygun şekilde tebligat yapılmadıkça duruşma yapılamaz, hüküm verilemez (Anayasa m. 36, HUMY. m. 73).
Yine, HMK'nun 150/1 inci maddesine göre; Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir.
Somut olayda, dava, davacı asil tarafından 29.08.2008 tarihli dilekçeyle açılmıştır. Ancak, tensip kararıyla belirlenen 13.01.2009 tarihli (birinci) duruşma gününün davacıya tebliğ edildiğine dair bilgi ve belge dava dosyasında bulunmamaktadır.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy