MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dava dilekçesinde; elektrik abonesi olan müvekkilinin 24.01.2011 tarihinde eski saatin sökülerek, yenisinin takıldığını, daha sonra müvekkili hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğunu, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan ceza davası açıldığını, müvekkilinin sayaca müdahale etmediğinin anlaşılması üzerine beraatine karar verildiğini, buna rağmen davalının müvekkili aleyhine kaçak elektrik bedelinin tahsili için icra takibi başlattığını belirterek; müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş, 17.06.2014 tarihli dilekçesinde; yargılama sırasında müvekkilinin davalıya 12.841,19 TL ödediğini, davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan ederek, bu bedelin davalıdan istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının test sonuçlarında, sayaç mühürlerinin orjinal olmadığının ve sayaç içerisindeki numaratörle oynandığının tespit edildiğini, bu nedenle davacı hakkında kaçak tüketim bedeli hesaplandığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 4.500,00 TL'nin 16.12.2013, 2.751,00 TL'nin 21.01.2014, 2.781,31 TL'nin 18.02.2014, 2.808,88 TL'nin 18.03.2014 tarihinden itibaren yasal faziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
./..
-2-
Dava; elektrik abonesi tarafından açılmış menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava konusu uyuşmazlığın çözümü açısından yargılama sırasında iki ayrı bilirkişi raporu alındığı, 09.05.2014 tarihli ilk raporda; davacının kaçak elektrik kullandığı ve toplam borcunun 4.019,64 TL olduğunun rapor edildiği, itiraz üzerine alınan alınan 18.11.2014 tarihli ikinci raporda ise sadece mühürlere müdahale edildiğinin tespit edilmesinin kaçak elektrik kullanımı için yeterli kanıt olmadığı, sayacın eksik kaydetmesini sağlayacak her hangi bir müdahalenin bulunmadığı ve sayacın gerçek tüketimi kaydettiği, enerji tüketiminin normal seyrettiği, kaçak ve eksik elektrik enerjisi tüketiminin olmadığı, davacının ödediği 12.841,19 TL'nin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerektiğinin rapor edildiği anlaşılmaktadır.
Kural olarak takdiri delil olan bilirkişi raporu hakimi bağlamaz, hakim raporu serbestçe takdir eder. Ancak yargı kararlarının gerekçeli olması emredici kural olduğundan, hakim dosyada bulunan bilirkişi raporuna aykırı hüküm tesis ederken gerekçelerini açıklamakla yükümlüdür. Raporlar arasında çelişki bulunması halinde iki bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için mahkemece üçüncü defa bilirkişi incelemesi yaptırılarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, yöntemince düzenlenmiş, denetime elverişli bir rapor alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, birbiriyle çelişen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, itiraza uğrayan ikinci rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Full & Egal Universal Law Academy