MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, 700920 numaralı tarımsal sulama abonesi olduğunu, 2009 yılında davalı görevlilerin kardeşi ... adına kaçak elektrik kullanımından dolayı tutanak düzenlediklerini, aboneliğin de kendi adına olması nedeni ile kaçak bedelinin tarafına tahakkuk ettirildiğini, 2009 yılından bu yana halen elektriğin kesik olduğunu, kaçak elektrik kullanımından dolayı Oğuzeli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/428 esas sayılı dosyası ile kardeşi hakkında ceza davası açıldığını, yargılama sonunda kaçak kullanımın olmadığı belirlenerek ceza davasının beraat ile sonuçlandığını, kararın kesinleştiğini, kaçak işlem ve bedelinin doğru olmadığını belirterek kaçak bedelinden borçlu olmadığına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne; davacının dava konusu abonelik nedeniyle davalı şirkete normal tüketim bedeli olan 252,34 TL borçlu olduğuna fazlaya ilişkin borcu bulunmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık kaçak tahakkukuna yönelik fatura nedeniyle açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü resmi gazetede yayınlanarak 01/03/2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinin 13.maddesinde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, mevzuata aykırı bir şekilde tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş, 15. madde hükmünde de, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır.
Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği’nin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından uygulanacak “Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Kullanılması Durumunda Yapılacak İşlemlere İlişkin Usul ve Esaslar” hakkında 622 sayılı karar alınmıştır.
Somut olaya gelince, 10/11/2009 tarihli sayaç ayar raporunda sayaç mühürlerinin sahte olduğu belirlendikten sonra sayaç ayar raporuna dayanılarak 21/11/2009 tarihinde davacının kardeşi olan Reslan Özbudak adına kaçak tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; tarımsal sulama elektrik aboneliğinde 2008-2009-2010 yıllarında buğday ekili olduğu ve bir sezon için 28,2 saatlik sulama yapılması gerektiğinin belirlendiği, bu nedenle günlük 13,33 saat sulamanın olağan dışı olduğu, 2009 yılında kaçak tespiti yapıldığından 2009 sulama verileri dikkate alınarak yapılan hesaplamada belirlenen elektrik tüketiminin kaçak kullanıma esas kabul edilen 18/08/2008- 10/11/2009 arasında tüketilen elektrik tüketiminin oldukça aşağısında kaldığını, bu nedenle kaçak kullanım olmadığı, davacının 232,34 TL normal elektrik tüketiminden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.
Oysa, dosya içerisinde bulunan sayaç ayar raporu ile kaçak elektrik tutanağında, kaçak elektrik kullanıldığı tespit edilmiştir. Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Davacı taraf, tutanağın aksini ispat edememiştir. Ayrıca, 04/04/2011 tarihinde davacı adına abonelik kaydı oluşturulmadan önce, davacı tarafından mevcut aboneliğin tüm borçlarıyla devralınarak taksit yaptırmak istendiğinin beyan edilmesi karşısında kaçak kullanım tüketim bedelinin de davacı tarafından üstlenildiği, iş bu davanın da 08/04/2013 tarihinde açıldığı dikkate alınarak davacının kaçak kullanım tüketim bedelinden sorumlu olduğunun kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca mahkemece; öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetine verilmesi, bilirkişi heyetinden davalının davacı taraftan isteyebileceği kaçak ve ek tahakkuk bedelinin, tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre hesaplanması konusunda taraf ve Yargıtay denetime elverişli rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'un 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/07/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy