(TCK m 42, 51, 62, 72, 80, 193, 421, 456) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Yaralama, konut dokunulmazlığını bozma ve sarkıntılık suçlarından sanıklar Yüksel ile Ahmet hakkında, TCY.nın 456/4, 193/2, 421/2, 51/2,59, 62, 80, 72; 647 sayılı Yasanın 4-6. maddeleri uyarınca sanık Yüksel'in 1.650.000 lira ağır, sanık ahmet'in ise 44.444 lira ağır para cezeları ile hükümlülüklerine ve sanıkların cezalarının ertelenmesine ilişkin, (Bandırma Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 1993/219 esas, 1994/12 karar sayılığ ve 14.2.1994 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Yüksel tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 7.12.1994 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 12.12.1994 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası,başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: 1- Katılma isteği hakkında karar verilmemesinde Yasaya aykırılk gözetilmediğinden, bu niteliği kazanmamış mağdur Yüksel'in hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi, öngörülen cezanını nitelik ve niceliğine göre, hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından CYY.nın 317. maddesi uyarınca mağdur Yüksel'in tebliğnameye uygun olarak temyiz isteğinin reddine,
2- Yüksel'in sanık olarak yaptığı temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vöcdani kanının oluştuğu duruma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca neden yerinde görülmemiştir.Ancak;
a) Sanığın, haksız amaçla katılanın oturduğu apartmanın beşinci katındaki dairenin kapı önüne kadar gelmesi ve açılan kapıdan girmek isterken yakalanması karşısında, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, apatman sahalığının binada oturanların yararlanmasına açık yerlerden olduğundan, bu nedenle suçun tam kalkışma derecesinde kaldığından söz edilerek TCY.nın 62. maddesinin uygulanması,
b) Kabule göre, de; konut dokunlmazlığını bozma cürmünün salt davranış suçu oludğu, icrai davranışın bittiği anda suç esasen oluştuğu, tam kakışmaya elverişli bulunmadığı düşünülmeden hüküm kurulması,
c) Sanığın kastın yenilendiğini göstermeyen kısa aralıklarla katılan Vildan'a telefon edip, "seni seviyorum, benim olacaksın" demekten ibaret eyleminin tümüyle sarkıntılık suçunu oluşturduğu, bu haliyle bünyesinde teselsülü de kapsadığı gözetilmeden., TCY.nın 42/2. maddesiyle verilen cezanın 80. maddesiyle artırılması,
Yasaya aykırı ve sanık Yüksel'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşnce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yagılamanın bozsma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanını esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, konut dokunlumazlığı cürmünden dolayı, yeniden hüküm kululurken Ceza Yargılama Yasasının 326/son maddesinin gözetilmesine, 26.1.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.****
KARŞI OY
Bir yerin konut eklentisi olup olmadığı sorunu, hukuksal bir sorundur. Yargıç bu sorunu, gerekçelerini açıklayarak kendisi çözmek zorunluluğundadır. Öte yandan konut dokunlumazlığını bozma suçu genel kasıtla işlenbilecek bir suçtur. Sanığın amacının ktöü olması eklenti olmayan bir yeri eklenti durumuna getiremez. Olayımızda, apartman dış kapısının izinsiz girişleri önlemek için sürekli kapılı tutulp tutulmadığı ve sanığın girdiği, eklenit sayılan sahalığa, sanğın amacından soyutlanarak herkesin girmesine izin verilip verilmediği araştırılıp saptanmalı ve sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Bu nedenle, hiç bir araştırma yapılamadan, apartman sahanlığı eklenti sayan ve eklenti saydıktan sonra da mağdurn rızası olup olmadığının araştırmaya gerek duymayan bozamanın 2-a bendindeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
(YKD HAZİRAN 1995)
Full & Egal Universal Law Academy