(765 S. K. m. 49, 50, 51, 59, 251, 456) (2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260)
Dava: Yargılama suçundan sanık Ahmet hakkında, TCY.nın 456/3, 251, 51/2, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 3 gün ağır hapis cezasıyla hükümlülüğüne ilişkin, (Kayseri İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)'nden verilen 1993/112 esas, 1994/97 karar sayılı ve 1.11.1994 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık Ahmet müdafii tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcığılı'nın 21.6.1995 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 26.6.1995 tarihinde Daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan duruşmalı incelemede, gerekçeli karara TCY.nın 456. maddesinin 3. fıkrası yerine 1. fıkrası yazılmış ise de, bu yanılgı duruşma bitiminde bildirilen karara göre yerinde düzeltilebileceğinden bozmayı geretirmemiş ve başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Anayasanın 141/3, CYY. 32 ve 260. maddeleri uyarınca, mahkeme kararlarının; sanıkları, mağdurları C. Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetiminde olanak verecek biçimde olması, Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması ve bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuların, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, belirsiz, kapalı ve duraksamalı söylemlerden kaçınılması, suçun yasal ögeleri ve kabul edilen olayların gösterilmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve TCY.nın 49, 50. maddelerinin uygulanma yeri bulunup bulunmadığı da tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre; yanılgıyla sonuç cezanın üç gün eksik belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Ahmet müdafiinin dilekçesinde ve duruşmada ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmüş olmakla, tebliğnameye uygun olarak (HÜKMÜN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son maddesinin gözetilmesine ilişkin 05.10.1995 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
(YKD OCAK 1996)
Full & Egal Universal Law Academy