(765 S. K. m. 266, 571)
Dava: Görevliye sövme ve sarhoşluk suçlarından sanık Adem hakkında, TCY'nın 266/1, 72; 647 sayılı Yasa'nın 4. maddeleri uyarınca sanığın 560.000 lira ağır, 65.000 lira hafif para cezalarıyla hükümlülüğüne ilişkin, Üzümlü Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 1995/3 esas, 1995/5 karar sayılı ve 17.05.1995 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık adem ve üst C. Savcısı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19.01.1996 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 30.01.1996 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştirAncak;
1- Oluşa göre: Sanığın çoğul anlatımla aynı anda binden çok görevliye sövdüğü kabul edilmişse de;
a) Sövme eyleminden dava açılmadığı halde hüküm kurulması,
b) Kabule göre birden çok görevliye sövdüğü halde, suçun mağdur sayısınca oluşacağı gözetilmeden ve içtima biçimi tartışılmadan, tek hüküm verilmesi,
2- Bir tehlike suçu olan sarhoşluğun saldırganlığını önlemek için T.C. Yasası'nın 572. maddesiye ağırlaşmış biçiminin hükme bağlandığı gözetilerek, sanığın olay günü T.C. Yasası'nın 571. maddesinde tanımlanan anlamda sarhoş bulunduğu sırada suç işleyip işlemediği araştırılmadan, suça başka anlam yükleyerek ve yanlış gerekçeyle hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık Adem ve Üst C. Savcısı'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sordürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanını esas/hakam mahkemesine gönderilmesine, 28.02.1996 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy