(765 S. K. m. 363)
Dava: Ticarete hile karıştırma suçundan sanık S.K. hakkında TCY.nın 363/2. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 260.000 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüğüne ilişkin BAKIRKÖY Asliye 6. Ceza Mahkemesinden verilen 1996/537 Esas, 1996/828 Karar sayılı ve 27.6.1996 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanık S.K. müdafii ile C.Savcısı tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 17.10.1996 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 16.12.1996 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;Ancak; ülkemizde yerel mahkemenin kararında da belirtildiği üzere ezcacı veya gözlükçü olmak için bir eğitim sonucunda yeterlilik belgesi olmak gerekirken kuyumculuk için sermaye ve girişimin dışında hiçbir koşulun aranmadığının, bu durumun 22.7.1989 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3308 Sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Yasasına, sanığın faaliyet gösterdiği İstanbuldaki satıcı kuyumcular içinse 26.1.1995 tarih 22183 sayılı Resmi Gazete ve eki ile 3308 Sayılı Yasa kapsamına alınıncaya kadar sürdüğünün anlaşılması ve sanıkta bulunan altınların kimilerinde milyemin eksik, kimilerinde fazla çıkması karşısında; saf altının 24 ayar ya da 1000 milyem olarak gösterildiği, bir ayarın 41.66 milyeme denk düştüğü de gözetilerek, ayarın kırkta biri olan milyem eksikliğinin her zaman nitelik düşüklüğü anlamına gelip gelmediğinin, gelmediği takdirde eksikliğin kaç milyeme kadar kabul edilebilir olduğunun, ayrıca yapımcı olmayan kuyumcuların ellerindeki araç ve gereçlerle ayar düşüklükleri dışında milyem eksikliklerini saptayıp saptayamayacaklarının, saptayabiliyorlarsa, bozma kararında da belirtildiği gibi, yanılgı paylarının derecesinin ne olduğu konularında bilirkişi görüşü alınmadan; "kuyumculuğun özel ihtisas isteyen sanat dalı olduğu, rasgele herkesin kuyumcu dükkanı açarak faaliyet göstermesinin mümkün olmadığı, eczacılık, gözlükçülük nasıl bu vasıfları taşımayanların yapması mümkün olmayan meslek dalları ise kuyumculuk da bu meslek dallarından ayrı düşünülemez" ve "tanımadığı kimselerden alınması halinde sanığın bunları rastgele dükkanında satışa arzetmesi suç kastinin varlığını göstermektedir "biçimindeki somut olayın dışında kalan, birbirleriyle tam örtüşmeyen meslekler arasında gereksiz karşılaştırmalara ve varsayımlara yaslanan gerekçelerle ve yetersiz incelemeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık S.K. müdafii ile o yer C. Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy