(765 S. K. m. 286, 288, 289)
Dava: Yalan yere yemin etmek suçundan sanıklar M.K., A.Y., H.K. nın yapılan yargılamaları sonunda beraatlarına ilişkin Adıyaman Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 1995/474 Esas, 1995/613 Karar sayılı ve 14.12.1995 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi katılan Hazine vekili tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 16.12.1996 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 23.12.1996 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; mahkeme tarafından davaya konu olan 1012 parsel numaralı taşınmazın, büyük kısmının baraj suyu altında kalması ve üç yıl gibi bir süre ekilememesi sonucunda, pasif su yatağı durumuna gelerek kumluk ve taşlık niteliğinde olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında beraat kararı verilmiş ise de, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1995/94 D. iş sayılı tespit dosyasında dinlenilen bilirkişilerin görüşleri dikkate alınarak ve bu taşınmazın baraj inşaatı başlamadan ve kadastro çalışmaları yapılırken, tarıma elverişli olup olmadığı, hangi nitelikte bulunduğu ve su altında kaldığı da bu dosyada bilirkişilerin belirttikleri nitelikte olup olmayacağının, çekilmiş fotoğraflarından da yararlanılarak toprak ve jeomorfoloji (yer bilimi) konusunda bilgisi olan yeni bir bilirkişi kurulundan görüş alınmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik soruşturma ile hüküm kurulması,usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yasaya aykırı ve katılan Hazine vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine 19.2.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy