(2709 S. K. m. 141) (1412 S. K. m. 32, 260, 264, 308) (765 S. K. m. 29, 39, 72, 119, 482) (647 S. K. m. 4, 6)
Dava: Tehdit ve sövme suçlarından sanık H. hakkında TCY.nın 191/son, 482/3, 72; 647 sayılı Yasanın 4, 6. maddeleri uyarınca 2.020.000 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne, cezasının ertelenmesine ilişkin Karakeçili Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 1997/11 Esas, 1997/7 Karar sayılı ve 25.11.1997 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi üst ve o yer C. Savcıları tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 22.10.1998 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 26.10.1998 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-) En alt sınırdan ceza verilirken T.C. Yasası'nın değişik 29/son, maddesi uyarınca gerekçe gösterilmemesi,
2-) Davaya ve hükme dayanarak işlemleri içeren 25.11.1997 tarihli oturumu belgeleyen tutanağın birinci sayfasının tutanak yazmayınca imzalanmayarak belgeleyen tutanağın birinci sayfasının tutanak yazmanınca imzalanmayarak belgelendirilmemesi,
3-) Anayasa'nın 141, C.Y. Yasası'nın 32, 260. ve 308/7. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, C. Savcısını ve de herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması ve Yargıtay'ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapması, bu açıdan gerekçelerde disiplin işlemini yerine getirmesi için, kararın dayandığı tüm verilerin bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddianın, savunmak ve tank anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerektiği gözetilmeden ve bu ilkelere uyulmadan, yalnızca "... toplanan delillerden ve olayın oluş şekline göre sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla T.C. Yasası'nın 191/son ve 482/3. maddelerle cezalandırılmasına..." denilerek gerekçeden yoksun hüküm kurulması,
4-) Kabule göre, T.C. Yasası'nın 191/son. madde ve fıkrasında tanımlanan tehdit suçunun, aynı Yasanın 119. maddesi uyarınca önödeme kapsamında bülündüğünün gözetilmemesi,
5-) Yargılama giderinin döküm ve dayanağının karar yerinde gösterilmemesi ve eksik belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve üst ve o yer C. Savcılarının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, yargılamanın ozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.11.1998 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy