(560 S. KHK. m. 14, 18/A-J) (556 S. KHK. m. 56) (551 S. K. m. 51)
Markalar Yasasına aykırı davranma suçundan sanıklar Ali, Mehmet ile Orhan hakkında 551 sayılı Yasanın 51/6, TCY.nın 59. maddesi uyarınca sanıklar Ali ile Orhan'ın 10'ar ay hapis, 2.812.500'er lira ağır para, sanık Mehmet'in 8 ay 10 gün hapis, 2.343.700 lira ağır para cezalarıyla hükümlülüklerine, sanıkların varsa iş yerlerinin 1 yıl kapatılmasına, aynı süreyle ticaret ve sanattan men edilmelerine ilişkin (Bergama Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 1996/195 Esas, 1998/505 Karar sayılı ve 24.12.1998 tarihli hükmün temyiz yoluyla incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş ve temyiz edilmiş olduğundan; Yargıtay C. Başsavcılığının 31.3.2000 tarihli bozma isteyen tebliğnamesiyle 10.4.2000 tarihinde daireye gönderilen dava dosyası, başvurunun nitelik ve kapsamına göre görüşüldü.
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanıklar Ali ve Orhan'ın Çaykurumu ürünü olmayan ve taklit Çaykurumu ambalajlarına konulmuş çayları başkasından alarak, diğer sanık Mehmet'e satmaları, sanık Mehmet'in de bu çayları dükkanında satışa sunmasından oluşan eylemin 560 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine ilişkin Yasa Gücündeki Kararnamenin 14. maddesi göndermesiyle anılan YHK.ye 4128 sayılı Yasa ile eklenen 18/A-J maddesindeki idari nitelikte para cezasını gerektiren suçu oluşturduğu gözetilmeden hüküm kurulması,
2- Kabule göre de,
a) 551 sayılı Markalar Yasasını yürürlükten kaldıran ve suç tarihinde de yürürlükte bulunan 556 sayılı Yasa Hükmündeki Kararnamenin 4128 sayılı Yasa ile yasalaşması karşısında; getirilen yeni düzenlemenin yaptırımının 556 sayılı YHK.nın 61/A maddesinin C bendine uyduğu ve bu YHK.nın 61/A maddesi uyarınca, eylemin kovuşturulmasının marka üzerindeki hakkı saldırıya uğrayanın yakınmasına bağlı bulunduğu, dosyada ise Çaykurumu tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir yakınmanın bulunmadığı gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması,
b) Temel para cezalarının hesaplama yönteminin gösterilmemesi ve sanık Mehmet hakkındaki para cezasının eksik belirlenmesi,
c) Sanıklar Mehmet ve Orhan'ın doğum kayıtlarına uygun olmayan geçmiş hükümlülük belgelerine dayanılarak sabıkasız olarak kabul edilmeleri,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanıklar Ali, Mehmet ve Orhan müdafilerinin müdafinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden (HÜKÜMLERİN BOZULMASINA), yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy