(765 S. K. m. 266, 268, 272) (1412 S. K. m. 326) (1136 S. K. m. 137)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza turu, suresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından isin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma surecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ancak;
1- Sanığın Ankara Barosu Başkanlığına katılan avukatı şikayet etmesi nedeniyle tahkikat açıldığı, buna göre sövmeye ilişkin dilekçenin de, Avukatlık Yasasının öngördüğü tahkikat usulü gereği Baro Yönetim Kurulunda okunması ayrıca ilgili avukata, açıkça ve yazılı olarak bildirilerek savunmasının istenmesi zorunluluğu karşısında sövme suçu huzurda işlenmiş sayılacağından eylemin TCY. nın 268/3 yollaması ile 266/3. maddesine uymasına karşın yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- TCY. nın 268/son fıkrasının resmi kurullara sövme ve hakaret suçlarında uygulanabileceğinin düşünülmemesi,
3- Yeterli gerekçe gösterilmeden TCY. nin 272. maddesi ile indirim yapılması,
4- Kabul edilen tazminat miktarına göre nispi karar harcına hükmolunması gerekirken maktu tarifeye göre eksik harç belirlenmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık F.D.'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi asamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY. nın 326.maddesinin gözetilmesine 04.02.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy