(765 S. K. m. 30, 457) (1412 S. K. m. 322)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-) Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; Sanık Ali Çubuk'a yükletilen yaralama eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Hukuksal Tanı: Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Yasada öngörülen suç tipine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak; sanık hakkında TCY.nın 457/2. maddesinin uygulanması sonucu fazla ceza hesaplanmış ise de, 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30. maddesi hükmünün de gözetilerek cezanın yeniden belirlenmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve O yer C.Savcıları ile sanık Ali Çubuk müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, tebliğnameye uygun olarak, sonuç cezanın 284.730.000 liraya indirilmesi, biçiminde düzeltilmek ve başkaca yönleri yasaya uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle C.Y. Y.nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına,
2-) Sanık Mustafa Çubuk hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sağır dilsiz olan sanığı, işlediği suçun anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneği bulunup bulunmadığına ilişkin rapor alındıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
b) Kabule göre; 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Mustafa Çubuk müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy