Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında sanığın soyadının yanlış yazılması,
2-Sanığın tek başına yapmış olduğu kazayı bir gün sonra sigortadan para alabilmek için başka yerde olmuş gibi göstererek, trafik ekiplerine haber verme eyleminin TCY.nın 504/2.madde ve fıkrasında belirtilen dolandırıcılık suçunu oluşturabileceği eylemi nitelendirme ve kanıtları değerlendirmenin ise, Ağır Ceza Mahkemesinin görevine girdiği gözetilmeden, görevsiz mahkemede yargılamaya devamla hüküm kurulması,
3-Kabule göre; sanığa verilen hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4.maddesi uyarınca, suç tarihine göre 3.042.000 TL. üzerinden paraya çevrilmesi gerekirken, 2.000.000 TL. üzerinden paraya çevrilerek eksik ceza belirlenmesi,
Yasaya aykırı ve Üst C.Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.4.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy