(765 S. K. m. 366) (1412 S. K. m. 322, 408)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanıklara yükletilen ihaleye fesat karıştırma eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
b- Hukuksal Tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Gerekçeli karar başlığında sanıklardan Hüseyin Güler'in adı yanlışlıkla Hüseyin Metin, sanık Mehmet Vural Güler'in baba adı ise, Ahmet Metin yerine Metin olarak yazılmış ise de, bu hususların yerinde düzeltilebileceği ve bozmayı gerektirmediği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak, birlikte suç işleyen sanıklardan yargılama giderinin dayanışmalı olarak alınmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; dayanışmalı ve eşit olarak alınması biçiminde hüküm kurulması,
Sonuç: Yasaya aykırı, sanıklar Ahmet Metin Güler, Hüseyin Güler, Mehmet Vural Güler, Ahmet Yıldız, Şenol Arslan ve Ahmet Emre müdafiinin temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak, yargılama giderinin sanıklardan dayanışmalı olarak alınmasına biçiminde Düzeltilmek ve başkaca yönleri Yasaya uygun bulunan hükümler, bu bağlamda ONANMAK suretiyle CYY. nın 322. maddesi uyarınca davanın esasına, 22.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy