(765 S. K. m. 258/1) (1136 S. K. m. 2, 57) (5237 S. K. m. 265)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, çocuk teslimine ilişkin mahkeme ilamının icrası için evine gelen davalı vekili katılan avukata karşı "hangi hakla çocukları almaya geldin, kalkın buradan gidin, buradan kan çıkar, çocukları vermem" diyerek tehdit etmesi eyleminin, kamu görevini engelleme amacıyla işlenmesi, Avukatlık Yasasının 2, 57.maddeleri ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 26.11.2002-279/406 sayılı kararı karşısında, TCY.nın 258/1.maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 191/1, 273.maddeleriyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de, 4806 sayılı Yasa ile değişik TCY.nın 30.maddesi hükmünün uygulanması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş ve sanık Adem'in temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, yeniden hüküm kurulurken CYY.nın 326/son.maddesinin gözetilmesine, 23.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy