(765 S. K. m. 237/1) (5237 S. K. m. 230/6) (647 S. K. m. 5)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler.yerinde görülmemiştir.
Ancak; TCY'nın 237/1. maddesi hükmü ile medeni yasanın evlenmelerini yasakladığı kimselerin evlenme akitlerini yapan evlendirme memurları, bu biçimdeki evlenmenin tarafları ve rıza gösteren veli ve vasilerin cezalandırılması öngörülmüştür.
Sanığın kızı S. ile C'nin resmi nikahı olmaksızın evlenmenin dini töreninin yapılmasına izin vermek biçimindeki eyleminin ne suretle anılan madde hükmünde tanımlanan suçu oluşturduğu tartışılmadan yazılı biçimde karar verilmesi,
Kabule göre de, sanık müdafiinin lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkin isteminin 647 Sayılı Yasanın 5. maddesi hükmünü de kapsadığı gözetilmeden bu hususta bir karar verilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık H. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy