(1412 S. K. m. 135, 257)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- İddianame metni içeriği karşısında, sanık hakkında görevliye sövme suçundan açılmış kamu davası bulunmadığı gözetilmeden ve C.Yargılama Yasasının 259. maddesi uyarınca bir işlem de yapılmadan sanığa ek savunma hakkı vermekle yetinilerek, TCY'nın 266/1,269. maddeleriyle hüküm kurulması,
2- Para cezaları belirlenirken hükümden sonra yürürlüğe giren ve TCY'nın 30. maddesini değiştiren 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmünün gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık S.S'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy