(765 S. K. m. 266, 269, 271, 272)
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Yargılama ve olayın kanıtlanmasına ilişkin gerekçe; sanık C.S'ye yükletilen sövme ve yaralama ile sanık H.E'ye yükletilen görevliye sövme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin yasaya uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; böylece olaylara ilişkin sorunlarda gerekçenin yeterli bulunduğu,
Hukuksal Tanı: Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve yasada öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Yaptırım: Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanıklar C.S. ve H.E'nin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2- Sanık H.E'nin yaralama suçuna ilişkin temyiz isteğine gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; yakınan sanık C'nin keyfi ve görev sınırını aşan davranışları indirim nedeni kabul edilerek, görevliye sövme suçundan kurulan hükümde TCY'nın 272. maddesi uygulanmasına karşın, yaralama suçunda uygulanmayarak çelişik hüküm kurulması,
Yasaya aykırı ve sanık H.E'nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 29.3.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy