(5271 S. K. m. 170, 174, 259) (5237 S. K. m. 54)
Bilinmeyerek aldığı sahte parayı bilerek piyasaya sürme suçundan şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca 17.6.2005 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra emanete alınan sahte paranın zoralımı amacıyla yapılan başvurunun, 5271 sayılı CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesine ilişkin Adana 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 4.7.2005 gün ve 2005/54 sayılı kararma karşı yapılan itirazın reddine dair Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 13.7.2005 gün ve 2005/233 D. iş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 13.10.2005 gün ve 43394 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 7.11.2005 gün ve 185065 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede tüm dosya kapsamına göre; bulundurulması, kullanılması başlı başına suç olan eşyanın 5237 sayılı TCK. nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesinin zorunlu olduğu, buna ilişkin talep yazısının bir şüpheli hakkında düzenlenmiş iddianame niteliğinde bulunmadığı ve dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesindeki unsurları taşımasının gerekmediği gözetilmeksizin itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde red kararı verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174/1. maddesinde Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170. maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) Ön ödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, iddianamenin C. Başsavcılığına iadesine karar verilir.
Aynı Yasanın 170/2. maddesinde Soruşturma evresinde toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; C. Savcısı, bir iddianame düzenler. 259. maddesinde Suç konusu olmayın sadece müsadereye tabi bulunan eşyanın müsaderesine sulh ceza hakimi tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilir. 5237 sayılı TCK. nun 54/4 maddesinde Üretimi, bulundurulması ve kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşya müsadere edilir. hükümleri yer almaktadır.
Somut olayda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip sahte paranın 5237 sayılı TCK. nun 54/4. maddesi uyarınca zoralımı için yetkili mahkemeye başvurulduğu anlaşılmaktadır. Burada çözümlenmesi gereken öncelikli sorun açılmış bir kamu davası bulunmayan hallerde zoralım kararı verilmesine yönelik isteğin iddianame olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğidir. 5237 sayılı TCY.nın zoralımı bir fer'i ceza değil güvenlik tedbiri olarak öngörmüştür.
5237 sayılı TCK. nun 54/4. maddesi uyarınca zoralıma karar verilebilmesi için bir mahkumiyet kararının varlığı veya bir suç işlenmesi zorunlu değildir. İncelenen dosyada sahte paranın, hakkında takipsizlik karan verilen şüpheli Cengiz Yılmaz'a ait olduğu ve bu kişi tarafından suçta kullanıldığı da kesin biçimde belirlenememiştir. Bu nedenle sahte paranın TCK. nun 54/4. maddesi gereğince zoralımına karar verilmesi istenmiştir. 5271 sayılı CMK. nun 259. maddesine göre bu istek yetkili sulh ceza hakimince duruşma açılmaksızın karara bağlanabilecektir. Suçun işlenmesine bağlı olarak düzenlenen ve yapılacak yargılamanın çerçevesini ve dayanağını oluşturan belge ile güvenlik tedbiri uygulamasına ilişkin isteği aynı nitelikte ve önemde değerlendirilmeyen yasa koyucu iade kurumunu yalnızca iddianame için öngörmüştür. Yargılamanın sağlıklı ve kısa sürede yapılıp sonuçlandırılmasına yönelik bu düzenlemenin soruşturma evresindeki tüm istekler için geçerli olduğunu kabul etmek olanaksızdır. Bu hükmün uygulamasını genişletmek yasal olmayacağı gibi soruşturma işlemlerinin en kısa sürede ve en az harcamayla yerine getirilmesi ilkesine de ters düşecektir. Kaldı ki, kovuşturmasızlık kararı verilmesi nedeniyle, artık şüpheli bulunmadığından açık kimliği ve adresinin belirtilmesine de gerek yoktur.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, bilmeyerek aldığı sahte parayı bilerek piyasaya sürme suçundan şüpheli
.. hakkında takipsizlik kararı verildikten sonra Cumhuriyet Savcılığının sahte paranın zoralımına yönelik isteğinin CMK. nun 174. maddesi uyarınca iadesi konusunda Adana 5.Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 13.7.2005 gün ve 2005/233 D.İş sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 19.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy