(5237 S. K. m. 106) (5271 S. K. m. 253, 254, 231) (5275 S. K. m. 106, 122)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yakınana yönelttiği kabul edilen şikayetinden vazgeç yoksa benim köyümde çıkacak her yangından seni sorumlu tutarım biçimindeki sözlerin 5237 sayılı Yasanın 106/1. maddesi anlamında yaşam, vücut bütünlüğü ve cinsel dokunulmazlığa yönelik bir zarar tehlikesi içermemesi karşısında; eylemin kovuşturulması yakınmaya bağlı sair tehdit suçunu oluşturup oluşturmayacağı, bu bağlamda 5271 sayılı Yasanın 253, 254 ve 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmadan yazılı biçimde karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış ve aynı yasanın 106. maddesinde de para cezalarına gecikme cezası öngörülmemiş olduğunun gözetilmemesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy