(5271 S. K. m. 173)
Dava: Hakaret ve tehdit suçlarından hakkında yapılan soruşturma sonucunda T. Cumhuriyet başsavcılığınca düzenlenen 11.8.2005 gün ve 2005/445 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin E. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilip kesinleşen 5.9.2005 gün ve 2005/28 D. iş sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının 9.12.2005 gün ve 52414 sayılı kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2.1.2006 ve 2005/215336 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Karar: Tebliğnamede E. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca, şüphelinin ifadesinin tespit edilmediği gerekçesiyle takipsizlik kararına yönelik itizarın kabulüne karar verilmiş olunması karşısında, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesi uyarınca başkanın, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi halinde bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer Sulh Ceza Hakimini görevlendirebileceği ve sonucuna göre de kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddedeceği, aksi halde istemin yerinde bulunması durumunda, Cumhuriyet Savcısının iddianame düzenleyerek mahkemeye kamu davası açması gerekeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir denilmektedir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 5353 sayılı Kanunla değişik 173. maddesinin 3. fıkrasında Başkan, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Sulh Ceza hakimini görevlendirebilir, kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder, itiraz edeni giderlere mahkum eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir, aynı maddenin 4. fıkrasında Başkan istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir hükümleri yer almaktadır.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazı inceleyen E. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca itirazın kabulü yolunda verilen kararın şüphelinin ifadesinin alınmamasına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle itiraz mercii savcılıkça eksik soruşturma yapıldığını saptamıştır Bu durumda 5271 sayılı CMK'nun 173/3. maddesinde öngörülen yönteme uygun biçimde soruşturmanın genişletilmesine yönelik bir görevlendirme yapılması gerekmektedir. İtiraz nedenleri merci tarafından yerinde bulunduğu takdirde, soruşturma eksikliğinden söz edilmeksizin itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılması gerekir. Somut olayda, E. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen kararın gerekçe ve sonuç bölümlerinin birbirleriyle çeliştiği görülmektedir. Anılan çelişki belirtilen yasal hükümlere aykırılık oluşturmaktadır.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, hakaret ve tehdit suçlarından şüpheli hakkında E. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilip kesinleşen 5.9.2005 gün ve 2005/28 D. iş sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanunun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 31.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy