(1136 S. K. m. 58)
Görevi savsama suçundan hakkında soruşturma açılması istenilen
ilişkin olarak Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 28.3.2005 tarih ve 2002/2161 hazırlık, 2005-389 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına yapılan itirazın reddine dair merci Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 27.4.2005 tarihli ve 2005/253 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteğini içeren Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.4.2006 gün ve 2005/35434 sayılı tebliğnamesiyle birlikte dosya Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede özetle; Baro başkanı olan şikayet edilen hakkında, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunun Adalet Bakanlığınca onaylanan kararını Yozgat Barosuna intikal ettiği halde müştekiye tebliğ ettirmeyerek görevini kötüye kullandığı iddiasıyla ilgili olarak Yozgat C. Başsavcılığı tarafından hakkında yapılan tahkikat sonucunda, suç unsurları oluşmadığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verilmiş ise de; 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 58. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenleme karşısında, suç tarihinde Yozgat Barosu Başkanı olması ve işlediği iddia edilen suçun baro organındaki görevinden doğması dolayısıyla, anılan kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle hakkında yapılacak tahkikatın aynı Kanun uyarınca yapılarak, hukuki durumunun tayin ve tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
İncelenen dosyada,
. hakkında avukatlık görevi dolayısıyla senette tahrifat yapmak suretiyle ihtiyati haciz karan aldığı iddiasıyla yakınan tarafından yapılan şikayet üzerine Yozgat Baro Başkanlığınca verilen disiplin kovuşturması açılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı yakınanın itirazı üzerine, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı Yönetim Kurulunca verilen 13.4.2002 tarih ve 57 sayılı itirazın reddine ilişkin karar Adalet Bakanlığının 22.8.2002 tarih ve 18051 sayılı kararıyla onaylanarak Yozgat Baro Başkanlığına gönderildiği, baro başkanı olan şikayet edilenin kendisi hakkındaki bu kararı yakınana tebliğ etmediği, yakınan tarafından adı geçen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle suç duyurusunda bulunulması dolayısıyla başlatılan hazırlık soruşturması sonucunda Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığının 28.3.2005 tarih ve 2005/389 sayılı kararı ile atılı görevi kötüye kullanma suçu unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Yasasının 2.5.2001 tarih ve 4667 sayılı yasa ile değişik 58/1. maddesinde; avukatların avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı haklarında soruşturma, Adalet Bakanlığının vereceği izin üzerine, suçun işlendiği yer Cumhuriyet savcısı tarafından yapılır denilmektedir. Anılan hüküm uyarınca avukatlar hakkındaki Avukatlık Yasasından veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı soruşturma yapılması Adalet Bakanlığının izin vermesi koşuluna bağlanmış bulunduğundan, bu yönde yapılacak suç duyurusu veya yakınması üzerine Cumhuriyet savcılığınca durumun tespiti ve ilgili dilekçe ile belgeleri Adalet Bakanlığına göndererek soruşturma izni istenmesi zorunludur. Belirtilen yasal düzenleme uyarınca, soruşturma izni alınmadan önce ilgili Cumhuriyet savcılığının doğrudan suç soruşturması açması veya başlatması mümkün bulunmadığı gibi, Ceza Yargılama Yasası hükümleri çerçevesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı da verilemeyeceği gözetildiğinde, Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığınca yasaya aykırı olarak verilen 28.3.2005 tarih ve 2005/389 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararın hukuken yok kabul edilmesi gerektiğinden, ortada itiraza tabi bir karar bulunmaması karşısında merci Ağır Ceza Mahkemesinin de sözü edilen gerekçelerle incelemeye yer olmadığına karar vermesi yerine itirazı incelemek suretiyle itirazın reddine karar vermiş bulunması yasaya aykırı bulunduğundan, tebliğnamedeki kanun yararına bozma isteyen düşünce belirtilen gerekçelerle yerinde görülerek, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesi uyarınca Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 27.4.2005 tarihli ve 2005/ 253 sayılı kararın BOZULMASINA, müteakip işlemlerin Sungurlu Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilmesine, 24.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy