(765 S. K. m. 269)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yakınanın soruşturma evresinde belli bir telefon numarası vererek arandığını belirtmemesi ve telefonla konuştuktan hemen sonra parkta sanıkla karşılaştığını söylemesi karşısında, iddia olunan eylemler sırasında orada bulunduğu yakınanca ifade edilen tanıklar İ. U. ve A. K.'e sanığın telefonla yakınanı arayıp aramadığı ve bu konuşma sırasında hakaret ve tehdit içeren sözler söyleyip söylemediğinin sorulması, yakınanın olay sıralarında arandığı telefonun sanığın oğlu A. K.'ya ait olması karşısında bu kişinin tanık olarak dinlenerek söz konusu zaman diliminde yakınanı arayıp aramadığının araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik soruşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2- Kabule göre; sanığın hakaret yanında tehdit sözleri de kullandığının gözetilmesi karşısında 765 sayılı TCYnın 269. maddesinin yetersiz gerekçeyle uygulanmamasına karar verilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık S. K.'nın temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK'nun 326/son. maddesi gözetilerek hükmün BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy