(1412 S. K. m. 317, 326) (5395 S. K. m. 24, 25) (5271 S. K. m. 185, 253, 254) (5252 S. K. m. 9) (2253 S. K. m. 38) (647 S. K. m. 5, 6)
Dava: Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Yaralama suçundan kurulan kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre hükmün temyiz edilemez olduğu,
Anlaşıldığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CYY'nın 317. maddesi uyarınca suça sürüklenen sanık N. G. müdafiinin tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE,
B- Görevliye hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1 - Suç tarihinde 13 yaşında olan sanığa yüklenen suçun yasa maddesindeki cezasının alt sınırı 3 yılı aşması nedeniyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5560 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamında kalması karşısında; kovuşturmanın ön koşulu olarak öncelikle 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması, anılan işlemin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda yargılamaya devam edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre de;
a) 18 yaşından küçük sanık hakkında duruşmaların açık yapılması ve hükmün açıkça okunması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 185. maddesine aykırı davranılması,
b) Duruşmalarda Cumhuriyet savcısı katılarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 25/1. maddesinde açıklanan Çocuk Mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet Savcısı bulunmaz biçimindeki buyurucu hükmüne aykırı davranılması,
c) 5252 sayılı TCY'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 9. maddesinde lehe olan hüküm, önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümlerinin yargı denetimine olanak verecek biçimde olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırmak suretiyle belirlenir. hükmüne yer verilmesi karşısında; 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri gözönünde bulundurularak 765 ve 5237 sayılı TCY'nın ilgili hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanıp ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle sanık lehine olan uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde karar verilmesi,
d) Karşı temyiz bulunmaması nedeniyle sanık yararına kazanılmış hak teşkil eden Yargıtay C. Başsavcılığının lehe yasa değerlendirmesi için dosya iadesi işlemine konu olan 22.09.2004 tarih 2003/428 Esas, 2004/588 Karar sayılı hükmünde 647 sayılı Yasanın 5. maddesi uyarınca 10 eşit aylık taksit halinde tahsiline karar verildiği halde 18.04.2007 tarihli hükümde 4 eşit aylık taksit halinde tahsiline karar verilerek 1412 sayılı CMK'nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
e) Suç tarihinde 15 yaşını tamamlamış sanık hakkında cezanın ertelenmesi kararının 2253 sayılı Yasanın 38. maddesi yerine uygulama imkanı bulunmayan 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca verilmesi,
Yasaya aykırı ve suça sürüklenen sanık N. G. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy