(5237 S. K. m. 32, 34, 125, 265) (765 S. K. m. 59) (5275 S. K. m. 99)
Dava: Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Karar: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, görevliye hakaret edip direnme biçimindeki olayda, 5237 sayılı TCY. uygulamasında görevliye direnmenin hakaretle birlikte işlenmesi halinde, hakaret suçundan ayrı ceza verilmesi gerekmesine ve buna göre lehe yasanın belirlenmesi ne karşın, yalnızca aynı Yasanın 265. maddesi esas alınarak hüküm kurulmuş ve buna dayanılarak lehe yasa belirlenmiş ise de bu hatalı uygulamanın sanık lehine olduğu ve karşı temyiz olmadığından bozma yapılamayacağına karar verilerek, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak:
1- Sanığın soruşturma evresinde ve sulh ceza mahkemesindeki sorgusu sırasında ilaç bağımlısı olduğunu bildirmesi karşısında, suç tarihinde ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanık müdafiinin son oturumdaki lehe hükümlerin uygulanması isteğinin 765 sayılı TCY.nın 59 ve 5237 sayılı TCY.nın 32. maddelerini de kapsadığı gözetilmeden, bu konuda bir karar verilmemesi,
3- 5237 sayılı TCY.nda cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Yasanın 99. maddesine göre, cezaların ayrı ayrı bağımsızlıklarını koruduğu gözetilmeden hükümlü hakkındaki her iki TCY. uygulanarak verilen hapis cezalarının toplanması,
Sonuç: Yasaya aykırı ve sanık A. U. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy