(1136 S. K. m. 59) (5271 S. K. m. 170)
Görevi kötüye kullanmak suçundan şüpheli
ve
haklarında 1136 sayılı Avukatlar Kanunu'nun 59/2. maddesi gereğince son araştırmanın açılmasına dair, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının 05.01.2006 tarihli ve 2006/377 soruşturma, 2006/9 sayılı iddianamesi üzerine, son soruşturma açılmasına yer olmadığına dair, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 13.12.2006 gün ve 2006/456-902 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen 21.05.2007 gün ve 26208 sayılı Yasa Yararına Bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 20.06.2007 gün ve 109825 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü:
Tebliğnamede, dosya kapsamına göre, müşteki
.. Noterliğince düzenlenen 09.12.2003 tarih ve 15030 yevmiye sayılı vekaletname ile vekilliğini üstlendikleri halde, vekillik görevinin gereklerini yerine getirmedikleri, bu cümleden olarak; alacaklı müşteki vekilleri sıfatıyla, borçlu Salim E. hakkında, 1.800.000.000 Türk Lirası alacağın tahsili için İzmir 16. İcra Müdürlüğünün 2004/2729 sayılı dosyası üzerinden yürüttükleri takip sırasında, müvekkilerinin talimatı olmadığı halde, 21.04.2004 tarihli dilekçe ile hacizden vazgeçerek dosyanın işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdikleri, alacaklı müşteki vekili sıfatıyla, borçlu Salim E. hakkında, 21.11.2003 tarihli, 3.000.000.000 Türk Lirası bedelli bonoya dayalı alacağını tahsili için, İzmir 17. İcra Müdürlüğünün 2004/714 sayılı dosyası üzerinden yürüttükleri takip sırasında da, müvekkillerinin talimatı olmadığı halde, 18.02.2004 tarihli dilekçe ile hacizden vazgeçerek ihtiyati haczin icrai hacze çevrilmeden dosyanın işlemden kaldırılmasına sebebiyet verdikleri ve şüpheliler üzerine atılı bulunan suçun mevcut delilerle birlikte değerlendirildiğinde, kamu davasının açılmasını gerektirir nitelikte bulunduğu gibi, delillerin mahkemesince takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. denilmektedir.
Kamu davasının açılması başlığını taşıyan C.Y.Yasasının 170/2 maddesinde Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. hükmü yer almaktadır. Son soruşturmanın açılması kararı, dava açan bir usul işlemi olma niteliğinden ötürü uygulamada iddianame gibi değerlendirilmektedir. Buna göre, soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturuyorsa son soruşturmanın açılması kararı verilmelidir. İncelenen dosyada, aldıkları vekalet gereği birlikte hareket etmeleri gereken şüpheli avukatların alacağın tamamı tahsil olunmadan sürmekte olan icra işlemlerinden ve hacizden feragat ederek müvekkilleri yakmanın zarara uğramasına yol açma eylemlerine ilişkin olarak, davanın açılmasını sağlayacak olan son soruşturmanın açılması kararını vermek için yeterli şüphenin bulunduğu, delilleri değerlendirme, tartışma ve suçu nitelemenin şüphelilerin kastının saptanmasının yargılamayı yapacak mahkemenin görevi olduğu; nitekim C. Savcısının dava açma görevini düzenleyen 5271 sayılı CYY.170. maddesi hükmüne göre, suçun işlendiği hususunda yeterli delil değil, daha geniş anlamlı bir kavram olan yeterli şüphe bulunmasının, savcının dava açan iddianameyi düzenlemesi için gerekli bir neden ve zorunlu koşul olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda haklarında dava açılması kararı verilerek yapılacak yargılama sırasında şüphelilerin lehine ve aleyhine tüm delillerin görevli mahkemesince tartışılması hukuken isabetli olacaktır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Yasa Yararına Bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilip itiraz edilmeksizin kesinleşen 13.12.2006 gün ve 2006/456- 902 sayılı kararın Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına, 06.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy